Kültür ve Sanat Dergiciliğinde Mücadeleci Bir Mektep: Pınar Dergisi

Pazar, Nisan 04, 2010

Yaklaşık bir sene önce Serkan Kardeşimiz sormuştu...


Ah Pınar dergisi,
Kutlu davanın, sanat damarı...
Neredesin???

Bu çağrıya kulak vermemek mümkün mü? Pınarımızı bir kez daha hatırlayalım!





13 yorum:

Adsız,  5 Nisan 2010 18:43  

Pınarcı arkadaşlar memnunlar mı şimdi acaba. Vicdanları sızlıyor mu? Türkiyenin en çok satan, ses getiren sanat-kültür dergisine el koydular. Sebep ne olursa olsun, o dergi mücadele birliğinin malı idi. Kul hakkı var idi. Kendileri ayrılıp yenisini, daha iyisini yapabilirlerdi.O zaman takdir ederdik. Ama Pınara kıydılar. Hep böyle oluyor, bu teşkilatın kaderi galiba. Ama çok yanlış, çokkk.

Adsız,  6 Nisan 2010 08:59  

ah be dostum herkes mi hain:) vakıfçılar hain, safirciler hain, pınarcılar hain, sürekli her tarafta fitneciler var :)))

ah mürit kardeşim bir uyansan bir gözünü açsan!!!

Pınar, her türlü takdirin ötesindedir!

Adsız,  6 Nisan 2010 22:36  

Mürit tanımlamasını size iade ediyorum. Demekki siz zamanında mürit olmuşsunuz. Şu an acaba kimin müridisiniz? Şu anda müridlikle suçlayanlar zamanında iyi mürid olmadıkları için en ufak yapıcı eleştiri yapanları bile nasıl davadan afaroz ettiler bilirsin. Kimseyi hainlikle suçlamadım. Görüş ayrılıkları hatta ayrılmalar normal karşılanılabilir. Bu davadan çok edepli, kul hakkı bırakmadan, iftira atmadan ve fitne çıkarmadan ayrılanları da biliyoruz. Ya kendilerine verilen emaneti sahiplenenmeler? Onda kendilerine hak görenler? Tekrar soruyorum, Pınar dergisi kimindi ve şu anda nerede?

Adsız,  7 Nisan 2010 08:26  

Güzel kardeşim, Peygamber Efendimiz, Hz. Muhammed Mustafa (S.a.v.)'in müridiyiz inşaallah.

Pınar üzerinden bir polemik başlatmanın anlamı yok, herşey sizin bildiğiniz gibi olmayabilir. Pınar dergisi, islâmi camiada vazifesini layığıyla yerine getirmiştir. Pınar'dan yetişen kadrolar hala aynı vazifeyi ifâ etmektedirler. Koca bir teşkilatı kendi malı gibi görenler rahatsız olabilirler. Ancak eski rahatsızlıklarını hazmedemedikten sonra yapabilecekleri hiçbirşey yok maalesef.

aykut beyin emri altından ayrılan da mücadeleciydi, kalan da. Ne kadar ayıp ettik arkadaşlarımıza bir düşünün. Bir önceki gün can ciğer olduğumuz, kardeşimiz dediğimiz insanların yüzüne bakmadık bir gün sonra. Bizim teşkilatımızın en büyük yanlışı bu idi.

Öyle ki, aykut bey'in emri altında "kalanlar" hala aynı alışkanlığı sürdürüyor... Vazgeçin kardeşim.

Adsız,  7 Nisan 2010 18:42  

Değerli kardeşim, hepimiz Hz. Muhammedin müridiyiz inşallah. Yalnız herkesi hain etmek ne kadar yanlışsa tüm sorumluluğu bir kişiye yüklemek de yanlıştır kanımca. Liderin de teşkilatın da hataları olmuştur elbette. Hatasız kul olmaz. Birçok olayda bazıları kraldan çok kralcı olmadı mı sanıyorsun. Ancak emanetlere sadık kalmayıp her bir mücadeleci ile helalleşmeden (bu da mümkün değil) onları sahiplenmek yanlışların en büyüğü. Bu da benim fikrim.

Adsız,  7 Nisan 2010 22:11  

Değerli kardeşim,

üslup bu şekilde olduktan sonra, kimse benim alnım %100 ak demez herhalde. ama siz de biliyorsunuz ki ya kraldan çok kralcılar, ya da kralın çok kralcılığı, ya da kraldan uzaklaşanlar bir şekilde üslup problemi yaşadılar. İnşaallah bu üslup problemini aşarız artık!

Adsız,  11 Nisan 2010 02:55  

Ne olacak Türkiye'nin hali... gençlik yol oluyor...

gundoganfa 16 Nisan 2010 21:52  

Editör Notu: Tamamı büyük harfle olan iletiyi düzenleyip yeniden ekledik.

Hem mücadeleciyim diyeceksin hem de bu kutlu ocağın kurucusuna dil uzatacaksın, yazıklar olsun sizin mücadeleciliğinize. Kimlerin kapı kulu olduğunuzu biliyoruz. Lütfen bu ekip ve başkana saygılı olun... Bizler de geçmişi hayırla analım. Hani söz vermiştik bu lidere ve millete, yemin etmiştik Allah'a, ne oldu ahitlerimiz.

Basit menfaatler karşılığında bu ekibi ve liderini yalnız bıraktınız. Yetmemiş gibi şimdi de dil uzatıyorsunuz. Edebi ve haddi aşmayın...

Adsız,  16 Nisan 2010 21:53  

EMREDERSİN KOMUTANIM!

Başka bir emrin?

Sözü millete verdik, yemini de Allah'a ettik diye biliyorduk ama
en doğrusunu sen bilirsin KOMUTANIIIIIMMMM!

Yük. Müh. Şener Korkmaz,  16 Nisan 2010 22:03  
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Süha Korkmaz,  16 Nisan 2010 22:32  

"Edep" ve "had bilme" çağrısı yapılacak birşey göremiyorum, sizin had biliniz çağrınızı ise densizlik, hadsizlik ve çapsızlık olarak değerlendiriyorum.

burada yazılanları tek tek okudum, "Dil uzatma" dediğiniz şeyden, zinhar yok.

kapı kullarının başkalarını kapıkulluğuyla suçlamasına ise ilk kez şahit olmuyoruz.

Size ufak bir önerim var isimsiz dostum, efsanevi ve mücizevi bir zafer ümidi ile kendinizi ve milleti germektense, mücadeleciliğinizi dernekleştirin, stö olun, işe yarar birşeyler yapın.

onca emeği heba etmeyin hesap sorulacak!

Kimsenin değil, Allah'ın Kulu.

"Süha Korkmaz !"

Adsız,  1 Mayıs 2010 22:30  

3 Madde
Anlatacak, 100 sayfalık sözüm var.ama yazmayacağım.Sadece 3 maddeyi belirtmekle yetineceğim.
1.Cenab-ı Hak, kur'an-ı kerim'de buyuruyor:Enfal:46. "Allah ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir."
2.kemal Tahir'in, genç Ayşe Şasa'ya söyledikleri: "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar,ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz.Yolunu ona göre seç."
3.Cengiz Aytmatov'un belki de en ibretlik anlatısı, Mankurt'un hikayesidir. Mankurt, anasını, gözünü kırpmadan öldürür.
Bunları, anlayanların irfanına arzediyorum.
Allah, sırat-ı müstakimden ayırmasın. Amin. Mehmet Babaoğlan

S.K.,  3 Mayıs 2010 00:22  

"Allah ve Resûlüne..."

Yorum Gönder

"Mücadele Birliği nasıl ki kurluduğu yıllarda sahabe iştiyakı, imanı, gayreti ile çalışmışsa; Bugün de hiç bir grup, parti, şahıs tekelinde değildir.

Bu teşkilatın tezgahından geçenler yine aynı kardeşlik duyguları ile birbirlerine bağlıdır. Bunu ifsad eden, arada husumeti yayanlar asla Mücadeleci olamazlar!"

Son Yorumlar

İman Et
Mücadele Et
Zafer Senindir!

Yeni Yayın Geldiğinde E-Posta Almak İstiyorum

Zafer Hakkın
ve Hakk'a inananlarındır!
Kopyalama hakları: GNU, GÖBL.